Pamukkale UNESCO listesinde mi ?

Murat

New member
Erkek: “Önce giriş nerede, otopark nerede, kaç kilometre yürüyeceğiz?”

Kadın: “Bir dakika, manzaranın tadını çıkaralım.”

Sonra beş dakika geçiyor.

Erkek telefonundan rota açıyor.

Kadın fotoğraf çekiyor.

Bir başka arkadaş ise ikisine bakıp:

“Ben zaten terlikle geldim, hiçbir plana dahil değilim.”

diyor. 😄

Ama gerçek hayatta insanlar bu kadar kolay kategorilere ayrılmıyor.

Pamukkale gezisinde çözüm odaklı ve stratejik yaklaşan bir erkek olabilir; ziyaret saatini, yürüyüş rotasını ve fotoğraf noktalarını önceden planlayabilir. Aynı şekilde son derece planlı bir kadın da olabilir. Öte yandan çevresindeki insanların deneyimine önem veren, grubun temposunu gözeten empatik bir erkek de olabilir; tarihi mekânın duygusal atmosferine odaklanan stratejik düşünen bir kadın da.

Dolayısıyla “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” demek yerine farklı gezi karakterlerinden bahsetmek daha gerçekçi.

Mesela grupta Murat, “Güneş tepede olmadan travertenlere çıkalım” diyebilir. Çünkü sıcaklığın yürüyüş deneyimini etkileyebileceğini düşünür.

Zeynep, yaşlı anneannesinin rahat edebilmesi için dinlenme noktalarını hesaba katabilir.

Emre, antik kentin hangi bölümlerinin görülmeye değer olduğunu önceden araştırabilir.

Derya, “Herkes fotoğraf çekmek istiyor ama biraz da oturup burayı yaşayalım” diyebilir.

Dört farklı yaklaşım, dört farklı insan.

Asıl güzel gezi de zaten herkesin aynı düşünmediği gezi değil mi?

Pamukkale'yi Gezerken UNESCO Tabelasını Aramak Yetmez

Pamukkale'ye giden bazı ziyaretçiler doğal olarak travertenlere odaklanıyor. Beyazlık gerçekten göz alıcı.

Ama yalnızca travertenlere bakıp dönmek, filmin fragmanını izleyip sinemadan çıkmak gibi.

Hierapolis'in antik tiyatrosu, nekropolü, hamamları, dini yapıları ve diğer kalıntıları alanın kültürel tarafını anlamak açısından önemli. Kültür Portalı da Hierapolis'te nekropol, Domitian Kapısı, tiyatro, Frontinus Caddesi, agora, Apollon Kutsal Alanı, Aziz Philippus Martyriumu ve çeşitli kilise kalıntıları gibi çok sayıda yapının görülebildiğini belirtiyor. Kültür Portalı

Dolayısıyla ziyaret sırasında şu soruyu sormak bence çok daha keyifli:

“İnsanlar burada iki bin yıl önce ne yapıyordu?”

Sadece “Bu taş kaç yıllık?” sorusundan çok daha ilginç bir soru bu.

Burada insanlar neden yaşadı?

Neden termal kaynakların çevresine şehir kuruldu?

Neden burası dini açıdan önemli hale geldi?

Termal sular günlük yaşamı nasıl etkiledi?

İnsanlar buraya şifa bulmak için mi, dini sebeplerle mi, ticaret için mi geliyordu?

Bir antik kenti ilginç hale getiren şey aslında taşların kendisi değil, o taşların arasında yaşamış insanların hikâyesi.

Pamukkale'nin UNESCO Statüsü Ne Zamandan Beri Var?

En net cevap: 1988'den beri.

UNESCO Dünya Mirası Merkezi'nin resmi kaydına göre Hierapolis-Pamukkale 1988 yılında Dünya Mirası Listesi'ne alındı. Alanın UNESCO kayıt numarası 485 ve Denizli ilinde bulunuyor. UNESCO World Heritage Centre

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu da Hierapolis-Pamukkale'yi Türkiye'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki karma miras alanlarından biri olarak tanımlıyor. Alanın hem Hierapolis antik kentini hem de termal suların oluşturduğu doğal peyzajı kapsadığı belirtiliyor. UNESCO Türkiye

Bu nedenle “Pamukkale UNESCO'da mı?” sorusunun biraz daha teknik cevabı şöyle:

Evet. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki resmi alan “Hierapolis-Pamukkale” adını taşıyor ve 1988 yılında listeye alındı.

Forumun Asıl Meselesi: UNESCO Etiketi Olmasaydı Pamukkale Daha Az Değerli Olur muydu?

Bence burada düşünmeye değer bir nokta var.

UNESCO listesinde yer almak Pamukkale'nin değerini bir gecede yaratmadı.

Travertenler UNESCO'dan önce de oradaydı.

Hierapolis UNESCO'dan önce de tarihî bir kentti.

Termal sular UNESCO'dan önce de akıyordu.

İnsanların bu alanla kurduğu ilişki de 1988'de başlamadı.

UNESCO'nun yaptığı şey, bu olağanüstü doğal ve kültürel bütünlüğü uluslararası ölçekte tanımlamak ve korunması gereken Dünya Mirası olarak kayıt altına almak.

Bu yüzden UNESCO logosunu gördüğümüzde yalnızca “ünlü bir turistik yer” düşünmek yerine biraz daha farklı bakmak gerekiyor.

Orada aslında şöyle bir mesaj var:

“Burası yalnızca bulunduğu ülkenin değil, insanlığın ortak mirasının bir parçasıdır.”

Ve bence Pamukkale'nin en etkileyici tarafı da tam burada.

Bir yanda binlerce yıldır akan sıcak su...

Diğer yanda Roma döneminden kalan yapılar...

Arada zamanın şekillendirdiği bembeyaz travertenler...

Ve bugün elinde telefonuyla “Şurada güzel fotoğraf çıkar mı?” diye düşünen bizler.

İnsanlık biraz komik gerçekten. 😄

İki bin yıl önce insanlar burada kaplıca kültürünün peşindeydi; bugün biz aynı yerde “Wi-Fi çekiyor mu?” diye bakıyoruz.

Sonuç: Pamukkale UNESCO Listesinde mi?

Evet, Pamukkale UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor; ancak resmi UNESCO alan adı “Hierapolis-Pamukkale”. Alan, 1988 yılında listeye alınmış ve doğal peyzaj ile tarihî/kültürel mirasın bir arada bulunması nedeniyle karma miras alanı olarak kabul edilmiş. UNESCO World Heritage Centre+1

Üstelik bu durum Pamukkale'nin yalnızca beyaz travertenlerden ibaret olmadığını da gösteriyor.

Bir sonraki ziyaretinizde travertenlere bakarken sadece “ne kadar güzel” demek yerine bir adım daha ileri gidip şunu düşünün:

“Bu manzara kaç nesli gördü ve bizden sonra kaç nesli görecek?”

Belki de UNESCO statüsünün en güzel tarafı tam olarak budur.

Çünkü mesele yalnızca geçmişi korumak değil.

Bugünün insanına, geçmişten aldığı mirası geleceğe nasıl bırakacağını hatırlatmak.
 
Üst